ÜÇ GÜNLÜK DÜNYAM

Mavi Deniz

Kategori: Belirtilmemiş
*MAVİDENİZ*


En zor ve bir daha dönüşü olmayan bir ayrılığı yaşamış biri olarak bu ayrılıkta kolay olmadı. Amaç okumak olunca ayrılık ve yalnızlık okuma isteğinin altından kalkamıyordu.

Karadeniz hayatımın her döneminde etkili oldu. Ne zaman bunalsam kara değil mavi deniz karşıladı beni. İşte bu yüzden Karadeniz’in adı Mavideniz’di benim için Aklık Akdenize yakışıyordu da karalık Karadeniz’e hiç yakışmıyor. Çünkü ben Mavidenize baktığımda hiç gözünü karatmadı bana….

İşte bu yüzden adım MAVİ: Dağlardan kopup gelen, içinde köylü çocuklarının yanık türkülerini barındıran, bazen coşan, bazen durulan, baharda çam kokuları getiren nehirde gizlidir MAVİ, martı sesleriyle bezenmiş, göçmen kuşlara yoldaş, geceleri yıldızlara, gündüzleri güneşe sırdaş gökyüzünde gizlidir MAVİ, sevdiklerinden ayrı hayata hazırlanan bir çocuğun gülen gözlerinde gizlidir MAVİ…

*AŞAMA AŞAMA ÜNİVERSİTE*


Yeşil ve maviyi arkada bırakıp yerlerine bozkırı ikame etmek zor oldu benim için… Ancak hayatımın bir sonraki aşaması sonradan çok seveceğim bir şehirde şekillendi…

Üniversiteye hazırlanırken dershaneye gitmek istememiştim. Bir dergiye abone olup tek başıma çalışmayı tercih ettim… Aşama dergisini seçmem –zede kavramıyla yıllar önce tanışmamı sağladı. Dergiyi yayımlayan kuruluş iflas edince bizim dergiler 3. sayıdan sonra gelemedi. İmarzede kavramıyla tanışamadan Aşamazede olduk anlayacağınız… İşin garibi Üniversite de en iyi arkadaşlarım Aşamazede’ ler oldu. Off Shore yapmamıştık ama paralarımızı geri alamadık.

Bir baktık ki göz açıp kapayana kadar bitti her şey gibi üniversite de… Ama anladık ki gerçek okul, yaşam ve zamandı…

Artık sadece okuyan değil yazan,
Sadece dinleyen değil konuşan,
Sadece yürüyen değil koşan
Olmalıydık….

(Kolumun altında kitaplarla okuldan eve dönerken rastladığım yaşlı adam: “Bak oğlum dedi. Çok fazla şey okuma yapmaya çalış, öyle şeyler yap ki insanlar okudukları kitapları yırtsınlar, senin yaptıklarını yazsınlar. İsmail Acarkan’ın Ölümü Özlemeyen Aşkı Anlayamaz adlı kitabından)

13:55 - 16/2/2007 - yorum {yok} - yorum yaz


Çocukluğum

Kategori: Belirtilmemiş
Çocukluğum


Ve en çok seni özledim ben.
Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni.
Her teyzeyi annen gibi sevmeni.
Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni.
Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu.
Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği.
Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı.
Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı.Seni bir kez daha görmek isterdim...
hiç konuşmadan..
kısa pantolonlu siyah beyaz halini..
bir lokma boyunu..
diz çöküp yere sımsıkı...ama çok sıkı
sarılmak sana..
gözyaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi
sana kim olduğumu söylemeden...arkama bakmadan
ağladığımı sana göstermeden
seni çok özledim
ama çok özledim
çocukluğum! !


Ceyhun Yılmaz


*İLKÖĞRETİM DEĞİL İLKOKUL*


Benim zamanımda ilköğretim okuluna ilkokul ve ortaokul denirdi. Öğretimin yanında eğitim de verilirdi. Adı üzerinde okuldu… Sadece dersi değil hayatı da öğretiyordu o zamanlar. Hem de kısıtlı olanaklarla…

Hava çok soğuk olduğundan ve sadece bir odada soba yandığından televizyon sesiyle birlikte geçti kış günlerinde kitap okumalarım… Belki o günlerden kalan bir alışkanlıkla başkalarının ne söylediğini pek önemsemedim, hayatımı başkalarına göre yaşamadım…

11:00 - 15/2/2007 - yorum {yok} - yorum yaz


Ayrılığa Doğmak

Kategori: Belirtilmemiş
*AYRILIĞA DOĞMAK*



 

Giderken (Çukur)



 

Bilerek mi yanina
almadin giderken
basinin yastikta
biraktigi
cukuru


 

Guveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin dogrulugu kadar


 

Beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki gobegimde durur
onun yoklugundan
bana kalan
cukur


 

Sunay Akın


Bu şiiri ne zaman okusam doğumum gelir aklıma… Özellikle şairin, sevdiği tarafından terk edilişini, göbek bağının kesilişi ile ilgi kurduğu bölümünde.

Ne zaman ki göbek bağı kesildi işte o zaman annemin beni terk ettiğini düşünürüm. En büyük ve bir daha dönüşü olmayan bir ayrılığa adım attığımız için doğarken ağladığımıza inanırım. Daima hatırlayalım diye bu ayrılık birde iz bırakmıştır bizde…. Onun yokluğundan kalan ve boşluğu hiçbir zaman doldurulamayacak bir çukur…. İşte bu nedenle bizim için bunca zahmete katlanan anneler “anne olunca anlayacaksınız” diyeceklerdir. Bu ayrılık hiç yaşanmadan anlaşılır mıydı?

Benim doğumum işte bu nedenle bir ayrılık hikayesidir. En büyük, en dayanılmaz bir ayrılığı yaşamış biri olarak, hiçbir ayrılık beni bu kadar etkileyemedi daha sonraki yıllarda….

Ayrılığım sonbaharda yapraklara direnen eylül ayının ilk yarısına rastlar. Ağaçlar sararan yaprakları taşıyamazken dünyanın bunca yükünü taşımak düşer bana. Kışın habercisi sonbahar benim ilk baharım olur… Serdar Gökhan’a olan hayranlık ismimi de belirler.


 

15:07 - 14/2/2007 - yorum {yok} - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım
Hayatın Anlamı
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Kategoriler
Son Yazılar
- Mavi Deniz
- Çocukluğum
- Ayrılığa Doğmak